00:44 - Yürüme kilo verdirmez mi?
00:41 - Yaban Mersini Nelere İyi Gelir Avantajları Nelerdir
00:40 - Şık görünmek ve bu nedenle Takı Aksesuarlarının Önemi
00:39 - Siklamen Bitki Çiçeği Nedir ve Nasıl Bakılır
00:37 - Nane Yağı’nın avantajları bakın nelerdir?
03:41 - Küf ve Nem Lekeleri Nasıl Çıkarılır
03:40 - Kolayca zayıflamanın yolları nelerdir
03:38 - Kolay bir doğum yapılabilmesi için öneriler
03:37 - Kilo Kaybını Önleyen Sebepler
03:35 - Kilo azaltmak için uyumadan önce denemek istedikleriniz
Zarfı açtı. İçinden üzerinde benim imzamın bulunduğu bir tutanak çıktı. Altındaki tarih, İlter’in henüz doğmadığı bir güne aitti.
“Bu imza benim değil!” diye bağırdım.
Yılmaz başını salladı.
“İlter de bunun sahte olduğunu kanıtlamış. Fakat dün o iki adamın yanında sizi tanıdığını söyleseydi, belgeyi kimin hazırladığını öğrendiği de anlaşılacaktı. Onlar, sizin hâlâ hiçbir şey bilmediğinizi sanıyor.”
“Peki şimdi nerede oğlum?”
Rektör ilk kez gözlerime bakmaktan kaçındı. Zarfın dibinden küçücük bir anahtar çıkardı.
“Dün gece bunu bana ulaştırdı. Anahtarın açtığı yerde, sizin eşinizin ölümünden sonra ne olduğunu gösteren kayıtlar var. Ama önce size bir şey sormalıyım, Gülfem Hanım.”
Nefesimi tuttum.
“Eşiniz öldüğünde cenazesini kendi gözlerinizle gördünüz mü?“Eşiniz öldüğünde cenazesini kendi gözlerinizle gördünüz mü?”
Yılmaz’ın sorusu, yıllardır içimde kapalı tuttuğum bir kapıyı açtı. O gün morgun önünde beklediğimi, üzerime geçirilen siyah hırkayı, tabutun kapağına dokunurken titreyen ellerimi hatırladım. Ama eşimin yüzünü görmemiştim.
“Bana çok ağır yanıklar olduğunu söylediler,” dedim. “Yüzüne bakarsam o hâlini unutamayacağımı söylediler.”
Yılmaz masaya sararmış bir hastane kayıt fişi bıraktı.
“Size ölüm haberinin verildiği gün, eşiniz başka bir hastaneye canlı olarak götürülmüş.”
Sandalyeyi tutmasam yere düşecektim.
“Yaşıyor mu?”
Yılmaz gözlerini indirdi.
“Bunu henüz bilmiyorum. Kayıtlarda birbirini tutmayan iki ölüm tarihi var. İlter gerçeği bulmaya çok yaklaşmıştı.”
O an oğluma duyduğum kırgınlık, yerini buz gibi bir korkuya bıraktı.
“Bana ne sakladıysanız şimdi anlatın.”
Yılmaz, yıllar önce üniversiteye ait bir araştırma binasının yapıldığını söyledi. Eşim, binanın şantiyesinde çalışan elektrik ustasıydı. Kolonlarda kullanılan malzemeye ilişkin laboratuvar sonuçlarının değiştirildiğini fark etmiş. Sahte raporları imzalamayı reddedince işten çıkarılmakla tehdit edilmiş.
“Yangın çıktığı gece arşiv odasına girmiş,” dedi Yılmaz. “Birkaç belgeyi kurtarmış. Sonra ortadan kaybolmuş.”
“Öldüğünü söylediniz!”
“Ben değil, o dönemki yöneticiler. Üniversiteye dört yıl önce geldim. Bu dosyaya İlter başvurunca ulaştım.”
Önümüze bir başka kâğıt koydu. Benim adımla düzenlenmiş sahte tutanakta, yangından aylar önce güvenlik kameralarının kayıtlarını teslim aldığım yazıyordu.
“Beni neden karıştırmışlar?”
“Çünkü eşiniz ortaya çıkardıklarını size bıraktığını söylemiş. Sizin hiçbir şey bilmediğinizi gizlemek için de dosyayı sizin üzerinize kapatmışlar.”
Devamını Okumak İçin..Ayrıntılar diğer sayfada haberimiz detayındadır..HABERİN DEVAMINI OKUMAK İÇİN FOTOĞRAF ÜZERİNDEN DİĞER SAYFAYA GEÇİŞ YAPINIZ.