SON DAKİKA

pinshoping

Resmin büyük halini görmek için tıklayın

27 Ekim 2026 - 14:06 'de eklendi ve kez görüntülendi.
HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT
YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.

Temizlikçilik Yaparak Okuttuğum Oğlum,

Zarfı açtı. İçinden üzerinde benim imzamın bulunduğu bir tutanak çıktı. Altındaki tarih, İlter’in henüz doğmadığı bir güne aitti.

“Bu imza benim değil!” diye bağırdım.

Yılmaz başını salladı.

“İlter de bunun sahte olduğunu kanıtlamış. Fakat dün o iki adamın yanında sizi tanıdığını söyleseydi, belgeyi kimin hazırladığını öğrendiği de anlaşılacaktı. Onlar, sizin hâlâ hiçbir şey bilmediğinizi sanıyor.”

“Peki şimdi nerede oğlum?”

Rektör ilk kez gözlerime bakmaktan kaçındı. Zarfın dibinden küçücük bir anahtar çıkardı.

“Dün gece bunu bana ulaştırdı. Anahtarın açtığı yerde, sizin eşinizin ölümünden sonra ne olduğunu gösteren kayıtlar var. Ama önce size bir şey sormalıyım, Gülfem Hanım.”

Nefesimi tuttum.

“Eşiniz öldüğünde cenazesini kendi gözlerinizle gördünüz mü?“Eşiniz öldüğünde cenazesini kendi gözlerinizle gördünüz mü?”

Yılmaz’ın sorusu, yıllardır içimde kapalı tuttuğum bir kapıyı açtı. O gün morgun önünde beklediğimi, üzerime geçirilen siyah hırkayı, tabutun kapağına dokunurken titreyen ellerimi hatırladım. Ama eşimin yüzünü görmemiştim.

“Bana çok ağır yanıklar olduğunu söylediler,” dedim. “Yüzüne bakarsam o hâlini unutamayacağımı söylediler.”

Yılmaz masaya sararmış bir hastane kayıt fişi bıraktı.

“Size ölüm haberinin verildiği gün, eşiniz başka bir hastaneye canlı olarak götürülmüş.”

Sandalyeyi tutmasam yere düşecektim.

“Yaşıyor mu?”

Yılmaz gözlerini indirdi.

“Bunu henüz bilmiyorum. Kayıtlarda birbirini tutmayan iki ölüm tarihi var. İlter gerçeği bulmaya çok yaklaşmıştı.”

O an oğluma duyduğum kırgınlık, yerini buz gibi bir korkuya bıraktı.

“Bana ne sakladıysanız şimdi anlatın.”

Yılmaz, yıllar önce üniversiteye ait bir araştırma binasının yapıldığını söyledi. Eşim, binanın şantiyesinde çalışan elektrik ustasıydı. Kolonlarda kullanılan malzemeye ilişkin laboratuvar sonuçlarının değiştirildiğini fark etmiş. Sahte raporları imzalamayı reddedince işten çıkarılmakla tehdit edilmiş.

“Yangın çıktığı gece arşiv odasına girmiş,” dedi Yılmaz. “Birkaç belgeyi kurtarmış. Sonra ortadan kaybolmuş.”

“Öldüğünü söylediniz!”

“Ben değil, o dönemki yöneticiler. Üniversiteye dört yıl önce geldim. Bu dosyaya İlter başvurunca ulaştım.”

Önümüze bir başka kâğıt koydu. Benim adımla düzenlenmiş sahte tutanakta, yangından aylar önce güvenlik kameralarının kayıtlarını teslim aldığım yazıyordu.

“Beni neden karıştırmışlar?”

“Çünkü eşiniz ortaya çıkardıklarını size bıraktığını söylemiş. Sizin hiçbir şey bilmediğinizi gizlemek için de dosyayı sizin üzerinize kapatmışlar.”

Devamını Okumak İçin..Ayrıntılar diğer sayfada haberimiz detayındadır..HABERİN DEVAMINI OKUMAK İÇİN FOTOĞRAF ÜZERİNDEN DİĞER SAYFAYA GEÇİŞ YAPINIZ.

POPÜLER FOTO GALERİLER
SON DAKİKA HABERLERİ
SON DAKİKA