00:44 - Yürüme kilo verdirmez mi?
00:41 - Yaban Mersini Nelere İyi Gelir Avantajları Nelerdir
00:40 - Şık görünmek ve bu nedenle Takı Aksesuarlarının Önemi
00:39 - Siklamen Bitki Çiçeği Nedir ve Nasıl Bakılır
00:37 - Nane Yağı’nın avantajları bakın nelerdir?
03:41 - Küf ve Nem Lekeleri Nasıl Çıkarılır
03:40 - Kolayca zayıflamanın yolları nelerdir
03:38 - Kolay bir doğum yapılabilmesi için öneriler
03:37 - Kilo Kaybını Önleyen Sebepler
03:35 - Kilo azaltmak için uyumadan önce denemek istedikleriniz
“Bir milyon sekiz yüz kırk bin lira…”
Rakamı ikinci kez okuduğumda sesim neredeyse duyulmuyordu.
Belgede adımın hemen altında, bu tutarı borç olarak kabul ettiğimi belirten bir ifade vardı. Sonraki sayfaların fotoğraflarında ödeme tarihleri, boş bırakılmış imza yerleri ve anlamını ilk bakışta kavrayamadığım maddeler görünüyordu.
“Anne, bu ne demek? Ben kimden bu kadar para almışım?”
Annem tableti dizlerinin üzerine indirdi.
“Hiç kimseden, kızım. Mesele de bu zaten.”
Babam ön koltuktan bize döndü. Hayatım boyunca onu bu kadar ciddi görmemiştim.
“Çağla, önce şunu bilmeni istiyorum. Senin hiçbir borcun yok. Bir şey imzalamadın. Kimseye açıklama yapmak zorunda değilsin.”
“Ama Kaan neden böyle bir belge hazırlamış?”
Babam gözlerini kapatıp kısa bir süre düşündü.
“Henüz her şeyi bilmiyoruz. Fakat öğrendiklerimiz, bunun düğünle ilgili sıradan bir ödeme meselesi olmadığını gösteriyor.”
Gelinliğimin üzerindeki ince boncuklar ellerimle birlikte titriyordu.
Bir saat önce aynaya bakıp ne kadar mutlu olduğumu düşünmüştüm. Şimdi aynı gelinlikle, kendi düğünümden kaçar gibi çıkmış, tanımadığım insanların hazırladığı bir borç belgesine bakıyordum.
“Polisi aradınız mı?” diye sordum.
“Aradık,” dedi babam. “Güvenlik görevlileri de içeride durumu kontrol ediyor. Biz seni önce buradan uzaklaştıracağız.”
Tam o anda telefonum çaldı.
Arayan Kaan’dı.
Ekranda birkaç ay önce birlikte çekildiğimiz fotoğrafımız görünüyordu. O fotoğrafta başımı omzuna yaslamış, gülümseyerek kameraya bakıyordum.
Parmağım cevaplama tuşunun üzerinde durdu.
Annem elimi nazikçe tuttu.
“Şimdi konuşmak zorunda değilsin.”
Telefon sustu.
Ardından mesaj geldi.
“Neredesin? Herkes seni bekliyor. Çok önemli bir belge var, konuşmamız lazım.”
Bir sonraki mesaj daha sertti.Devamını Okumak İçin..Ayrıntılar diğer sayfada haberimiz detayındadır..HABERİN DEVAMINI OKUMAK İÇİN FOTOĞRAF ÜZERİNDEN DİĞER SAYFAYA GEÇİŞ YAPINIZ.