00:44 - Yürüme kilo verdirmez mi?
00:41 - Yaban Mersini Nelere İyi Gelir Avantajları Nelerdir
00:40 - Şık görünmek ve bu nedenle Takı Aksesuarlarının Önemi
00:39 - Siklamen Bitki Çiçeği Nedir ve Nasıl Bakılır
00:37 - Nane Yağı’nın avantajları bakın nelerdir?
03:41 - Küf ve Nem Lekeleri Nasıl Çıkarılır
03:40 - Kolayca zayıflamanın yolları nelerdir
03:38 - Kolay bir doğum yapılabilmesi için öneriler
03:37 - Kilo Kaybını Önleyen Sebepler
03:35 - Kilo azaltmak için uyumadan önce denemek istedikleriniz
48 yaşındayım üst komşum olan adam evime gelip benden tuz isteyip ardından bunu yaptı..
48 YAŞINDAYIM, ÜST KOMŞUM OLAN ADAM EVİME GELİP BENDEN TUZ İSTEDİ… AMA TUZU ELİNE VERDİĞİMDE KAPIDAN AYRILMADI. GÖZLERİMİN İÇİNE BAKIP, “ASLINDA TUZ BAHANEYDİ. SİZDEN BAŞKA BİR ŞEY İSTEMEYE GELDİM,” DEDİ. SÖYLEDİĞİ ŞEYİ DUYUNCA YILLARDIR İLK KEZ KALBİMİN BÖYLE ÇARPTIĞINI HİSSETTİM.
48 yaşındaydım.
İki yıl önce boşanmış, hayatımı yeniden düzene sokmaya çalışıyordum. Çocuklarım büyümüş, kendi hayatlarını kurmuştu. Ben ise yıllardır başkalarının ihtiyaçlarını düşünmekten kendimi unutmuş bir kadındım.
Boşandıktan sonra küçük ama ferah bir apartman dairesine taşındım.
İlk başlarda yalnızlık bana iyi gelmişti.
Akşamları istediğim yemeği yapıyor, televizyonun kumandası için kimseyle tartışmıyor, pazar sabahları saatlerce kahvemi içebiliyordum.
Ama insan özgürlüğe alışırken sessizliğe alışamıyormuş.
Özellikle geceleri.
Tam üzerimdeki dairede ise yaklaşık elli yaşlarında bir adam yaşıyordu.
Adının Levent olduğunu taşındığım ilk hafta öğrenmiştim.
Uzun boylu, saçlarının kenarlarına hafif kırlar düşmüş, sakin konuşan bir adamdı. Genellikle koyu renk gömlekler giyer, işe giderken merdivenlerde karşılaştığımızda mutlaka gülümseyerek selam verirdi.
Aramızdaki konuşmalar aylar boyunca birkaç cümleyi geçmedi.
“Günaydın.”
“Kolay gelsin.”
“Asansör yine bozulmuş.”
“Bu yağmur da bitmedi.”
Hepsi buydu.
Fakat zamanla onu fark etmeye başladığımı inkâr edemezdim.
Bazı akşamlar balkonda çiçeklerimi sularken üst balkondan onun sesi gelirdi. Telefonla kız kardeşiyle konuştuğunu, annesinin doktor randevusunu takip ettiğini birkaç kez istemeden duymuştum.
Bir keresinde apartmanın önünde ağır poşetlerimi görünce hiçbir şey söylemeden ikisini de elimden almıştı.
“Ben taşıyabilirim,” dediğimde gülümsemişti.
“Biliyorum. Ama her şeyi tek başınıza yapmak zorunda değilsiniz.”
O cümle nedense aklımda kalmıştı.
Çünkü eski evliliğim boyunca bana hiç kimse böyle bir şey söylememişti.
Bir cuma akşamı evde yemek hazırlıyordum.
Saçlarımı gelişigüzel toplamış, üzerime açık renk rahat bir elbise giymiştim. Fırında sebzeler vardı, radyoda eski bir şarkı çalıyordu.
Saat dokuzu biraz geçmişti ki kapı çaldı.
Bu saatte kimsenin geleceğini beklemiyordum.
Devamını Okumak İçin..Ayrıntılar diğer sayfada haberimiz detayındadır..HABERİN DEVAMINI OKUMAK İÇİN FOTOĞRAF ÜZERİNDEN DİĞER SAYFAYA GEÇİŞ YAPINIZ.