00:44 - Yürüme kilo verdirmez mi?
00:41 - Yaban Mersini Nelere İyi Gelir Avantajları Nelerdir
00:40 - Şık görünmek ve bu nedenle Takı Aksesuarlarının Önemi
00:39 - Siklamen Bitki Çiçeği Nedir ve Nasıl Bakılır
00:37 - Nane Yağı’nın avantajları bakın nelerdir?
03:41 - Küf ve Nem Lekeleri Nasıl Çıkarılır
03:40 - Kolayca zayıflamanın yolları nelerdir
03:38 - Kolay bir doğum yapılabilmesi için öneriler
03:37 - Kilo Kaybını Önleyen Sebepler
03:35 - Kilo azaltmak için uyumadan önce denemek istedikleriniz
Kızım Zeynep beş yaşında öldü ve ben en kötü anın doktorun “Üzgünüm, onu kurtaramadık,” dediği an olduğunu sanmıştım. Öyle değilmiş. En kötü an, bir hafta sonra pembe kazağının kolundan çıkan bir notu açıp şunu okuduğum andı: “Kocan sana yalan söylüyor. Videoyu izle. Yalnızken.”
Zeynep başta iyiydi. Ancak bir salı günü ateşle uyandı. Perşembe gecesine gelindiğinde, göğsünde kablolar ve bileğinde kırmızı bir alerji bandıyla bir hastane yatağındaydı.
“Penisilin,” deyip duruyordum. “Ağır alerjisi var. Lütfen not edin.”
Cuma öğleden sonrasına kadar her seferinde başlarıyla onayladılar. Cuma öğleden sonra onu yoğun bakıma aldılar.
Demir, elleri cebinde yatağın ayak ucunda duruyor, yabancılara karşı takındığı o gergin ve resmi ifadeyi sergiliyordu. Zeynep’in alnından öptü ve ona cesur olduğunu söyledi.
Sonra telefonu titredi ve koridora çıktı. Kim olduğunu sorduğumda, “İşle ilgili. Önemli bir şey değil,” dedi.
Cumartesi sabahı alarmlar çalmaya başladı.
Hülya adında, yorgun gözlü ve hızlı elli bir hemşire kendini tanıttı. Çizelgeyi kontrol etti, Zeynep’in alerjisinin etrafını kalın bir kalemle daire içine aldı ve “Onu getirmekle en doğrusunu yapmışsınız,” dedi.
Cumartesi sabahı alarmlar çalmaya başladı.
Kader isimli bir hemşire koluyla yoğun bakım kapısını kapattı. “Hanımefendi, dışarıda beklemek zorundasınız.”
“Kızım içeride,” dedim. “O daha beş yaşında.”
“Biliyorum,” dedi Kader. “Alana ihtiyacımız var.”
Yabancıların yanımdan koşarak geçişini izledim. Kapının içeri doğru açılıp sonra kapanışını izledim.
Birkaç dakika sonra, sakin bir sese ve sıkılmış çeneye sahip bir doktor koridora çıktı. Yaka kartında “Dr. Selim” yazıyordu.
“Çok üzgünüm,” dedi. “Elimizden gelen her şeyi yaptık.”
Demir’in eli omuzuma indi, sabit bir şekilde. Ondan sonra her şey bir kabus gibiydi.
Devamını Okumak İçin..Ayrıntılar diğer sayfada haberimiz detayındadır..HABERİN DEVAMINI OKUMAK İÇİN FOTOĞRAF ÜZERİNDEN DİĞER SAYFAYA GEÇİŞ YAPINIZ.