00:44 - Yürüme kilo verdirmez mi?
00:41 - Yaban Mersini Nelere İyi Gelir Avantajları Nelerdir
00:40 - Şık görünmek ve bu nedenle Takı Aksesuarlarının Önemi
00:39 - Siklamen Bitki Çiçeği Nedir ve Nasıl Bakılır
00:37 - Nane Yağı’nın avantajları bakın nelerdir?
03:41 - Küf ve Nem Lekeleri Nasıl Çıkarılır
03:40 - Kolayca zayıflamanın yolları nelerdir
03:38 - Kolay bir doğum yapılabilmesi için öneriler
03:37 - Kilo Kaybını Önleyen Sebepler
03:35 - Kilo azaltmak için uyumadan önce denemek istedikleriniz
Çünkü acı mantığı susturur.
Rıza devam etti.
“Sonra günler geçti. Haftalar geçti. Her geçen gün söylemek daha zor hale geldi. Ben sustukça suçluluğum büyüdü.”
İlk kez ona gerçekten baktım.
Son iki yılda beni ayakta tutan adamın omuzlarında taşıdığı yükü gördüm.
“Bir şey daha var,” dedi.
“Ne?”
“Kazaya sebep olan sürücü bulundu.”
Şaşkınlıkla doğruldum.
“Ne?”
“Geçen ay bulundu. Başka bir şehirde yakalanmış. Polis bana haber verdi çünkü yıllar önce dosyayla ilgili ifade vermiştim.”
Bunu ilk kez duyuyordum.
“Peki neden bana söylemedin?”
“Düğünden sonra söylemek istedim. Hayatımızın en mutlu gününü mahvetmek istemedim.”
O an içimde yıllardır taşıdığım başka bir yükün de hafiflediğini hissettim.
Çünkü iki yıl boyunca bilinmeyen bir hayaletle yaşamıştım.
Kim olduğu bilinmeyen bir adam.
Cevapsız kalan sorular.
Bitmeyen öfke.
Şimdi ise gerçek ortaya çıkmıştı.
Uzun süre konuşmadan oturduk.
Sonunda Rıza ayağa kalktı.
“Beni affetmeni beklemiyorum,” dedi.
“Belki bu evlilik burada biter. Ama artık yalan söylemek istemiyorum.”
Kapıya doğru yürümeye başladı.
Tam çıkarken seslendim.
“Rıza.”
Durdu.
“Buraya gel.”
Yavaşça geri döndü.
Elini tuttum.
“Sen Kemal’i öldürmedin.”
Başını salladı.
“Ama o yola benim çağrımla çıktı.”
“Eğer o gün markete gitseydi, doktora gitseydi ya da başka bir arkadaşını ziyaret etseydi yine aynı sürücüyle karşılaşabilirdi.”
Sessizce ağlamaya başladı.
“İki yıldır kendini cezalandırıyorsun.”
“Belki hak ettim.”
“Elbette hatalısın. Bana gerçeği daha önce söylemeliydin. Ama bazen insanlar kötülükten değil korkudan yanlış yapar.”
İlk kez gözlerinde gerçek bir rahatlama gördüm.
O gece saatlerce konuştuk.
Kemal’i andık.
Eski anılarımızı paylaştık.
Ağladık.
Güldük.
Ve sonunda geçmişin gölgesinden çıkmaya karar verdik.
Ertesi sabah güneş doğarken verandada kahvelerimizi içiyorduk.
Bahçedeki papatyalar rüzgârda hafifçe sallanıyordu.
Kemal’i düşündüm.
Sonra mektubundaki son satırı hatırladım.
Hayat yaşayanlar içindir.
O an anladım ki sevgi insanın kalbinde yer değiştirmez; genişler.
Kemal’i sevmeyi hiç bırakmamıştım.
Ama bu, Rıza’yı sevmeme engel değildi.
Geçmişimizi değiştiremezdik. Fakat geleceğimizi nasıl yaşayacağımıza karar verebilirdik.
Ve yıllar sonra ilk kez, suçlulukla değil umutla geleceğe bakıyordum.