00:44 - Yürüme kilo verdirmez mi?
00:41 - Yaban Mersini Nelere İyi Gelir Avantajları Nelerdir
00:40 - Şık görünmek ve bu nedenle Takı Aksesuarlarının Önemi
00:39 - Siklamen Bitki Çiçeği Nedir ve Nasıl Bakılır
00:37 - Nane Yağı’nın avantajları bakın nelerdir?
03:41 - Küf ve Nem Lekeleri Nasıl Çıkarılır
03:40 - Kolayca zayıflamanın yolları nelerdir
03:38 - Kolay bir doğum yapılabilmesi için öneriler
03:37 - Kilo Kaybını Önleyen Sebepler
03:35 - Kilo azaltmak için uyumadan önce denemek istedikleriniz
Üçüncü gün… Yine sabah ezanıyla birlikte…
Tak tak tak! Tak tak tak!
Damat artık sinir küpü. Yorganı üstünden atmış, saçlar dağınık, kapıyı bir hışımla açmış:
— “Anne! Yeter artık! Her sabah her sabah! Biz yeni evliyiz ya! İnsan biraz utanır!”
Kaynana elinde oklava, başında yazma, hiç bozulmadan damada bakmış:
— “Utanırım elbet… Ama açken insanın aklına utanmak gelmiyor evladım.”
Damat söylenmiş:
— “E anne madem acıkıyorsun, kendi kahvaltını kendin yap!”
Kaynana kaşını kaldırmış:
— “Olmaz.”
— “Niye?” demiş damat.
Kaynana gülümsemiş:
— “Kızımı evlendirdim ya… Artık ben misafirim.”
Damat iyice şaşırmış:
— “İyi de anne, misafir her sabah kapı mı çalar?”
Kaynana oklavayı kapıya dayamış:
— “Evladım, misafir günde bir gelir…
Ben ev sahibiyim, karnım acıkınca gelirim.”
O sırada gelin uykulu uykulu seslenmiş:
— “Anne bari saati biraz geç alsak…”
Kaynana dönmüş:
— *“Kızım, ben dul kadınım…
Saatim yok, midem var!” ????
Damat içeri dönmüş, masaya oturmuş:
— “Tamam anne… Ama yarın sen kapıyı çalma.”
Kaynana sevinmiş:
— “Oh iyi.”
— “Niye?”
— *“Çünkü ben artık kapıyı çalmayacağım… anahtarla gireceğim.” ????