00:44 - Yürüme kilo verdirmez mi?
00:41 - Yaban Mersini Nelere İyi Gelir Avantajları Nelerdir
00:40 - Şık görünmek ve bu nedenle Takı Aksesuarlarının Önemi
00:39 - Siklamen Bitki Çiçeği Nedir ve Nasıl Bakılır
00:37 - Nane Yağı’nın avantajları bakın nelerdir?
03:41 - Küf ve Nem Lekeleri Nasıl Çıkarılır
03:40 - Kolayca zayıflamanın yolları nelerdir
03:38 - Kolay bir doğum yapılabilmesi için öneriler
03:37 - Kilo Kaybını Önleyen Sebepler
03:35 - Kilo azaltmak için uyumadan önce denemek istedikleriniz
İhanetin İkinci Yüzü Hastanede Murat’ın bilinci yerindeydi ama vücudunda ağır kırıklar vardı. Beni gördüğünde gözlerindeki o küstah bakışın yerini derin bir utanç ve korku almıştı. Mehmet’in anlattığına göre; kaza anında araçtan hafif sıyrıklarla çıkan Aylin, ambulansı aramak yerine Murat’ın cüzdanındaki tüm nakit parayı ve kolundaki pahalı saati almış, “Başıma bela alamam, bu adamın beş çocuğu varmış, uğraşamam!” diyerek olay yerinden kaçmıştı. Murat, o “yaşama sevinci” bulduğu kadının gerçek yüzünü, kanlar içinde yardım beklerken görmüştü. Onu terk ettiği karısı ve çocukları değil, uğruna her şeyi yakıp yıktığı o spor hocası ölüme terk etmişti. Onu hastaneye yoldan geçen bir kamyon şoförü yetiştirmişti. Adaletin Sessiz Çığlığı Murat haftalarca yatağa mahkûm kaldı. O her ay göndereceğini söylediği paralar, şimdi kendi hastane masraflarına bile yetmiyordu. Bir zamanlar “kendini saldın” diyerek aşağıladığı karısının, yani benim merhametine kalmıştı. Ben ise intikam almayı değil, sadece Allah’ın adaletini izlemeyi seçtim. Ona bir eş olarak değil, sadece çocuklarımın babası olduğu için asgari bir insaniyet gösterdim. Ama kalbimdeki o kapı sonsuza dek kapanmıştı. Murat iyileştiğinde ne o lüks spor arabası vardı, ne de “yaşama sevinci” dediği Aylin. İşini kaybetti, itibarını kaybetti ve en önemlisi ailesinin güvenini kaybetti. Bir akşamüstü, bastonuna dayanarak eve gelip helallik istediğinde ona sadece şunu söyledim: “Sen bana ‘kendini saldın’ dediğinde, ben aslında senin ve çocuklarımızın hayatını ayakta tutuyordum. Sen ise bir heves uğruna ruhunu saldın, insanlığını bıraktın. Şimdi o çok sevdiğin aynalara bak ve orada kimi görüyorsan ondan helallik iste.” Hayat, insana ektiğini en beklemediği anda biçtiriyordu. Ben beş çocuğumla beraber, eksik ama başı dik bir şekilde yoluma devam ettim. Murat ise, bir “spor hocası” için yıktığı o yuvanın enkazı altında, kendi vicdanının mahkûmu olarak kaldı. İlahi adalet, bazen bir kaza, bazen de bir terk ediliş şeklinde gelir; ama her zaman tam vaktinde kapıyı çalar.