SON DAKİKA

pinshoping

Resmin büyük halini görmek için tıklayın

11 Temmuz 2026 - 16:48 'de eklendi ve kez görüntülendi.
HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT
YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.

Kocam beni “f’elçli” oğluyla evde bıraktı.

Sıradan bir Perşembe öğleden sonrasıydı; kocam beni “felçli” oğluyla evde yalnız bıraktı, kapının önünde yanağımdan öptü ve sanki kesinlikle geri dönecekmiş gibi uzun çakıllı yoldan arabasıyla uzaklaştı. Dönmedi.

Daha doğrusu, niyeti asla bu değildi.

Henüz dört aydan kısa bir süredir evliydik. Deniz Aksoy kırk üç yaşındaydı; insanların ona çok çabuk güvenmesini sağlayan o kibar ve yakışıklı duruşa sahipti. Engelli oğlunu tek başına büyüten fedakâr bir dul olarak bir itibar inşa etmişti. Eren on iki yaşındaydı; sessiz, solgun ve Deniz’in iki yıl önce bir tekne kazasından sonra ihtiyacı olduğunu iddia ettiği tekerlekli sandalyeye mahkûmdu. İnsanlar Deniz’e acıyor, sabrına hayran kalıyorlardı. Bana da, onların deyimiyle “bu zor hayata” ortak olduğum için gıptayla bakıyorlardı. Ben de buna inandığım için kendimle gurur duyuyordum. O öğleden sonra Deniz, bir hukuk toplantısı için Ankara merkeze gitmesi gerektiğini söyledi ve Eren’le birkaç saat kalıp kalamayacağımı sordu.

“Sadece akşam yemeğine kadar,” dedi. “Yalnız kalmaktan nefret ediyor.”Devamını Okumak İçin..Ayrıntılar diğer sayfada haberimiz detayındadır..HABERİN DEVAMINI OKUMAK İÇİN FOTOĞRAF ÜZERİNDEN DİĞER SAYFAYA GEÇİŞ YAPINIZ.

POPÜLER FOTO GALERİLER
SON DAKİKA HABERLERİ
SON DAKİKA