00:44 - Yürüme kilo verdirmez mi?
00:41 - Yaban Mersini Nelere İyi Gelir Avantajları Nelerdir
00:40 - Şık görünmek ve bu nedenle Takı Aksesuarlarının Önemi
00:39 - Siklamen Bitki Çiçeği Nedir ve Nasıl Bakılır
00:37 - Nane Yağı’nın avantajları bakın nelerdir?
03:41 - Küf ve Nem Lekeleri Nasıl Çıkarılır
03:40 - Kolayca zayıflamanın yolları nelerdir
03:38 - Kolay bir doğum yapılabilmesi için öneriler
03:37 - Kilo Kaybını Önleyen Sebepler
03:35 - Kilo azaltmak için uyumadan önce denemek istedikleriniz
Kapı zili çaldı.
Kemal ile birbirimize baktık.
Kapıyı açtım.
Karşımda yeni komşularımızın oğlu duruyordu.
Elinde küçük bir kutu vardı.
Sessizdi.
“Size bunu getirmek istedim,” dedi.
Kutuyu açtım. İçinde mavi ve kahverengi boncuklardan yapılmış küçük bir anahtarlık vardı.
Genç gözlerini yere indirdi.
“Yıllardır… bu olayı unutamadım,” dedi. “Dokuz yaşındaydım ama olanları hatırlıyorum. Bir çocuk öldü. O çocuk sizin oğlunuzdu.”
Boğazım düğümlendi.
“Babam bana yıllarca gerçeği sakladı ama büyüdüğümde öğrendim. Sizi bulmak için çok uğraştım… ama cesaret edemedim.”
Kemal kapının arkasından sessizce dinliyordu.
Genç devam etti.
“Her yıl o gün geldiğinde Deniz için dua ediyorum. Onu hiç tanımadım ama hayatım boyunca taşıdığım bir isim oldu.”
Gözlerindeki farklı renkler ışıkta parlıyordu.
İlk kez o an fark ettim.
O bana sadece oğlumu hatırlatmıyordu.
Aynı zamanda yıllardır taşıdığı pişmanlıkla yaşayan bir insanı gösteriyordu.
Sessizce ona baktım.
Sonra yavaşça söyledim:
“Deniz seni affederdi.”
Genç başını kaldırdı. Gözleri dolmuştu.
Ben de ekledim:
“Çünkü o… çok iyi kalpli bir çocuktu.”
Ve o an yıllardır içimde taş gibi duran acının biraz olsun yerinden oynadığını hissettim.