00:44 - Yürüme kilo verdirmez mi?
00:41 - Yaban Mersini Nelere İyi Gelir Avantajları Nelerdir
00:40 - Şık görünmek ve bu nedenle Takı Aksesuarlarının Önemi
00:39 - Siklamen Bitki Çiçeği Nedir ve Nasıl Bakılır
00:37 - Nane Yağı’nın avantajları bakın nelerdir?
03:41 - Küf ve Nem Lekeleri Nasıl Çıkarılır
03:40 - Kolayca zayıflamanın yolları nelerdir
03:38 - Kolay bir doğum yapılabilmesi için öneriler
03:37 - Kilo Kaybını Önleyen Sebepler
03:35 - Kilo azaltmak için uyumadan önce denemek istedikleriniz
Sweatshirtünün içinden titrediğini hissediyordum.
“Çekil.”
Asuman’ın çenesi kasıldı. “Onu alıp bu kapıdan çıkarsan Doruk, bir daha geri dönme.”
Bir anlığına aklımdan geçen bütün acımasız sözleri yüzüne haykırmak istedim.
Ama sonra İpek’e baktım.
Bir çocuk, güvenliğin ne demek olduğunu, etrafında her şey altüst olurken sakin kalabilen yetişkinden öğrenir.
“Peki,” dedim.
Sonra kızımı kucağımda taşıyarak eşimin yanından geçtim ve araba yoluna çıktım.
Karşı komşumuz Hicran, perdelerinin arkasında bir eli ağzının üzerinde duruyordu. Emekli ilkokul kütüphanecisi olan Hicran normalde bize el sallar, kapımızın önüne bahçesinden domates bırakırdı.
O gece el sallamadı.
Arabaya ulaşmadan telefonum titredi.
Hicran tek bir mesaj göndermişti: “Doruk, biri sana bütün bunların önemsiz olduğunu söylemeden önce verandamdaki kameranın kaydettiklerini görmelisin.”
Mesajın altında araba yolumuzu gösteren bir güvenlik videosunun küçük görüntüsü vardı. Görüntüde garajın yakınında Asuman ve İpek’in yanında duran tanıdık bir kişi daha görünüyordu.
Videoya dokundum. Telefon ekranında önce görüntünün tarihi belirdi. Perşembe, saat 16.23. Ardından evimizin araba yolu göründü. Asuman garajın önünde duruyor, İpek ise elinde pelüş tavşanıyla kapının yakınında bekliyordu. Yanlarında duran kadın, kayınvalidem Nermin’di. Yıllardır ailemizin her kararına karışan o kadını görünce telefonun kenarını daha sıkı kavradım.
Görüntüyü durdurdum. İpek yüzünü omzuma saklamıştı. Ekrandaki hareketleri ona tekrar göstermek istemiyordum. Videoda kayınvalidem İpek’in kolundan tutup onu garaja doğru çekiyordu. İpek geri çekiliyor, Asuman ise birkaç adım ötede duruyordu. Kayıtta ses yoktu. İpek birden dengesini kaybedip kapının yanında duran dar ahşap ayakkabılığa çarpıyordu.
Telefonu indirdim. O anda önemli olan görüntüyü tekrar tekrar izlemek değil, kızımın ağrısının değerlendirilmesiydi.
Arabayı çalıştırdığımda İpek arka koltukta kemerini takmış, tavşanını kucağına yerleştirmişti. Dik otururken zorlandığını fark ettim.
“Baba, anneannem kızacak mı?” diye sordu.
“Bunu düşünmek zorunda değilsin.”
“Annem de onun söylediklerini yapıyor.”
Gözlerim dikiz aynasında kızımın gözleriyle buluştu. Sesimi mümkün olduğunca doğal tuttum.
“Senin başına gelenleri anlamak benim görevim. Senin görevin kendini suçlamak değil.”
Devamını Okumak İçin..Ayrıntılar diğer sayfada haberimiz detayındadır..HABERİN DEVAMINI OKUMAK İÇİN FOTOĞRAF ÜZERİNDEN DİĞER SAYFAYA GEÇİŞ YAPINIZ.