SON DAKİKA

pinshoping

Resmin büyük halini görmek için tıklayın

12 Ekim 2026 - 0:26 'de eklendi ve kez görüntülendi.
HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT
YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.

Kocam Tarık, elmalarımızın toplanmasına yalnızca on iki gün kala

“Bunu nereden buldunuz?”

Nursel’in sesi bir anda titredi.

Az önce öfkeyle kapısının önüne çıkmış, bahçesine yerleştirdiğim şeyleri görünce bana bağırmaya başlamıştı. Ama kalabalığın arasından çıkan adam telefonunu havaya kaldırınca yüzündeki bütün renk çekildi.

Adam, sokağın başında oturan emekli öğretmen Cavit Bey’di.

Telefonunun ekranında gece çekilmiş bir görüntü vardı.

Nursel, bahçe duvarımdan içeri giriyordu.

Elinde büyük bir el feneri vardı. Ardından merdiveni dayıyor, dallara uzanıyor, meyveleri tek tek çuvallara dolduruyordu.

Üstelik yalnız değildi.

Yanında yeğeni Tolga vardı.

Ben birkaç saniye ekrana bakakaldım.

“Bu görüntü…” dedim.

Cavit Bey başını salladı.

“Benim evin güvenlik kamerası sizin bahçenin bir kısmını görüyor. Sabah gürültüyü duyunca kayıtlara baktım.”

Nursel bir anda bağırmaya başladı.

“Beni izlemeye hakkınız yok!”

Cavit Bey sakin kaldı.

“Ben seni izlemiyordum. Kendi evimi kayda alıyordum. Sen görüntüye girdin.”

Kalabalığın içinde uğultu yayıldı.

Ama Nursel’in asıl korktuğu şey görüntü değildi.

Bahçesinin önüne yerleştirdiğim masaya bakıp duruyordu.

Sabah saatlerce uğraşarak üç şey hazırlamıştım.

Birincisi, Tarık’ın ağaçlarının geçen haftaki fotoğraflarıydı.

Dallar meyvelerle doluydu.

İkincisi, o sabah çektiğim fotoğraflardı.

Aynı dallar kırık ve tamamen boştu.

Üçüncüsü ise büyük bir kartondu.

Üzerine tek bir cümle yazmıştım:

“BU MEYVELER SATILIK DEĞİLDİ. BİR BABANIN ÇOCUKLARINA BIRAKTIĞI SON HASATTI.”

Altına da Tarık’ın küçük bir fotoğrafını koymuştum.

Onu ağaçların arasında gülümserken gösteren bir fotoğraf.

Nursel önce kartona, sonra bana baktı.

“Bunu kaldır.”

“Hayır.”

“İnsanları bana karşı dolduruyorsun.”

Başımı salladım.

“Hayır, Nursel. Ben yalnızca ne yaptığını saklamıyorum.”

Tam o sırada Aren yanımda belirdi.

Babası Tarık’ın şapkası yine elindeydi.

Onu görünce içim burkuldu.

Nursel de oğluma baktı.

Aren, çocuklara özgü o açık ve acımasız dürüstlükle sordu:

“Babamın elmaları nerede?”

Sokağa bir anda sessizlik çöktü.

Nursel cevap vermedi.

Aren bir adım daha yaklaştı.

“Babam bana onları birlikte toplayacağımızı söylemişti.”

Boğazım düğümlendi Devamını Okumak İçin..Ayrıntılar diğer sayfada haberimiz detayındadır..HABERİN DEVAMINI OKUMAK İÇİN FOTOĞRAF ÜZERİNDEN DİĞER SAYFAYA GEÇİŞ YAPINIZ.

POPÜLER FOTO GALERİLER
SON DAKİKA HABERLERİ
SON DAKİKA