SON DAKİKA

pinshoping

Resmin büyük halini görmek için tıklayın

24 Eylül 2026 - 22:05 'de eklendi ve kez görüntülendi.
HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT
YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.

K’ocamın ortağı her gün benden..

K’ocamın ortağı her gün benden..
Kocam Serhat’ın en yakın arkadaşı Levent, neredeyse on beş yıldır hayatımızdaydı.

Serhat’la üniversiteden beri arkadaşlardı. Birlikte iş kurmuşlar, birlikte batmışlar, sonra yeniden ayağa kalkmışlardı. Düğünümüzde Serhat’ın şahidi Levent’ti. Oğlumuz doğduğunda hastanenin kapısında sabaha kadar bekleyen de oydu.

Bu yüzden üç ay önce Serhat’ı ani bir kalp kriziyle kaybettiğimde, Levent’in cenazeden sonra bana söylediği sözleri garipsemedim.

“Ne zaman bir şeye ihtiyacın olursa beni ara, Aylin. Serhat bana seni ve Arda’yı yalnız bırakmamamı söylerdi.”

O gün bunu dostça verilmiş bir söz sandım.

Ama birkaç hafta sonra Levent benden her gün aynı şeyi istemeye başladı.

Saat tam 18.00’de telefonum çalıyordu.

“Bugün de yapar mısın?”

İlk kez sorduğunda ne demek istediğini anlayamamıştım.

“Neyi?”

“Serhat’ın çalışma odasına gir. Masasının sağ çekmecesini aç. İçerideki siyah defteri çıkar ve bana sadece bugünün tarihinin yazdığı sayfayı oku.”

Sessiz kaldım.

Serhat’ın ölümünden sonra çalışma odasına neredeyse hiç girmemiştim. Kapıyı açmaya bile dayanamıyordum. Masasının üzerinde hâlâ kullandığı kalem, kahve fincanının bıraktığı soluk iz ve gözlüğü duruyordu.

“Levent, neden?”

Telefondaki sesi ciddileşti.

“Şimdilik sorma. Lütfen bana güven.”

Defteri buldum.

Kalın, siyah kapaklı eski bir ajandaydı. İçinde her güne ait birkaç satır yazı vardı.

İlk okuduğum sayfada sadece şunlar yazıyordu:

“18 Mart. Arda’nın okul taksidini yatırmayı unutma. Aylin yine kahvesini soğuttu. Akşam erken eve dön.”

Boğazım düğümlendi.

Levent hiçbir şey söylemeden dinledi.

Ertesi gün yine aradı.

“Bugünkü sayfayı da okur musun?”

Bu kez Serhat şöyle yazmıştı:

“19 Mart. Aylin annesini özlüyor ama belli etmiyor. Hafta sonu onu annesine götür.”

Sonraki gün:

“20 Mart. Arda bisiklet istiyor. Aylin pahalı diye karşı çıkacaktır. Birlikte alırsak kızamaz.”

Günler böyle geçti.

Her akşam Serhat’ın geçmişte o tarihte yazdığı küçük notları Levent’e okuyordum.

Başta bunun yasını atlatmaya çalışan bir arkadaşın tuhaf davranışı olduğunu düşündüm.

Ancak bir süre sonra bazı şeyler beni rahatsız etmeye başladı.

Çünkü Levent, notları yalnızca dinlemiyordu.

Bazen ben daha okumadan içinde ne yazdığını biliyor gibiydi Devamını okumak için Ayrıntılar diğer sayfada haberimiz detayındadır..HABERİN DEVAMINI OKUMAK İÇİN FOTOĞRAF ÜZERİNDEN DİĞER SAYFAYA GEÇİŞ YAPINIZ.

POPÜLER FOTO GALERİLER
SON DAKİKA HABERLERİ
SON DAKİKA