SON DAKİKA

pinshoping

Resmin büyük halini görmek için tıklayın

25 Ağustos 2026 - 17:28 'de eklendi ve kez görüntülendi.
HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT
YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.

On sekiz yıl önce, sahildeki bir s’o yunma kabininde havlulara sarılmış

Masaya düşen şey küçük, eski bir gümüş kolyeydi.

Fakat beni asıl sarsan kolyenin kendisi değildi.

Üzerindeki küçük kalp şeklindeki madalyondu.

Onu tanıyordum.

Çünkü on sekiz yıl önce nişanlım Aylin’in boynunda gördüğüm kolyenin aynısıydı.

Titreyen parmaklarımla madalyonu elime aldım.

“Bu… nereden çıktı?”

Derya gözlerini yere indirdi.

“Bunu bulduğumuz ilk havlunun içinde saklıydı.”

Kaşlarımı çattım.

“Bulduğunuz mu?”

Selin derin bir nefes aldı.

“Evet baba. Biz o havluları sadece senin sandığın gibi saklamadık.”

Kalbim daha da hızlı çarpmaya başladı.

“Ne demek istiyorsunuz?”

Derya, masanın üzerindeki ikinci havluyu yavaşça açtı.

İçinden eski bir fotoğraf çıktı.

Fotoğrafı elime aldığım anda dizlerimin bağı çözüldü.

Fotoğrafta Aylin vardı.

Hamileydi.

Elini karnının üzerine koymuş, gülümsüyordu.

Ama fotoğrafın arkasında yazan tarih beni tamamen sarstı.

“15 Haziran.”

O gün, Aylin’in ölümünden yalnızca üç gün önceydi.

“Bunu nereden buldunuz?”

Selin ağlamaya başladı.

“Biz bulmadık baba.”

“Kim buldu?”

İkisi de birbirine baktı.

Sonunda Derya konuştu.

“Bizi sahilde bırakan kişi, sana ulaşmamızı istemiş.”

Bir anda odadaki hava ağırlaştı.

“Kim?”

Derya’nın dudakları titredi.

“Annemiz.”

Nefesim kesildi.

“Bu imkânsız.”

“Biz de öyle düşündük.”

Selin çantasından sararmış bir zarf çıkardı.

Zarfın üzerinde benim adım yazıyordu.

El yazısını görür görmez onu tanıdım.

Aylin’in el yazısıydı.

Yıllar önce defalarca gördüğüm, alışveriş listelerine ve küçük notlara yazdığı o harfler…

Zarfı açmakta zorlandım.

İçinden birkaç sayfalık bir mektup çıktı.

Okumaya başladım.

“Sevgilim, eğer bu mektubu okuyorsan sana anlatacak cesaretimi bulamamışım demektir. Bebeğimizin öldüğünü söylemelerine inanma. Doğumdan sonra bazı şeylerin yanlış olduğunu fark ettim. İkizlerimiz var.”

Ellerim titremeye başladı.Devamını Okumak İçin..

POPÜLER FOTO GALERİLER
SON DAKİKA HABERLERİ
SON DAKİKA