00:44 - Yürüme kilo verdirmez mi?
00:41 - Yaban Mersini Nelere İyi Gelir Avantajları Nelerdir
00:40 - Şık görünmek ve bu nedenle Takı Aksesuarlarının Önemi
00:39 - Siklamen Bitki Çiçeği Nedir ve Nasıl Bakılır
00:37 - Nane Yağı’nın avantajları bakın nelerdir?
03:41 - Küf ve Nem Lekeleri Nasıl Çıkarılır
03:40 - Kolayca zayıflamanın yolları nelerdir
03:38 - Kolay bir doğum yapılabilmesi için öneriler
03:37 - Kilo Kaybını Önleyen Sebepler
03:35 - Kilo azaltmak için uyumadan önce denemek istedikleriniz
Eşim Levent le yıllarca çalışıp çabaladık, oğlumuz Serkan Ankara’da üniversiteyi bitirip işe girince ona Çankaya’da huzurlu bir ev aldık. 3+1, bahçeli, sıcak bir yuva…
Tapusu bizdeydi ama Serkan orada kendi düzenini kursun istedik. Her şey mükemmel gidiyordu, ta ki hayatına Melis girene kadar.
Melis’in lüks tutkusu ve gösteriş merakı daha ilk günden bizi huzursuz etmişti ama asıl bomba nişan yemeğinde patladı. Melis’in annesi Gönül Hanım, daha
kapıdan girer girmez evi küçümsemeye başladı:
“Burada mı yaşayacaklar? Burası bekâr evi gibi, benim kızım buna layık değil!”
Bununla da kalmadı, asıl niyetini masada açık açık söyledi: “Bu evi satın, İncek’ten lüks bir siteye geçsinler ama tapuyu da çocukların üzerine yapın!”
O an eşim Levent ile göz göze geldik. Serkan sustu, Melis annesinin ağzının içine baktı. Gönül Hanım’ın derdinin yuva kurmak değil, bizim yıllann birikimi olan tapunun üzerine konmak olduğu belliydi.
O gece kimsenin beklemediği bir karar aldık. Öyle bir hamle yaptık ki, hem dünürümüzün hem de müstakbel gelinimizin maskesi saniyeler içinde düştü. Serkan ise hayatının en büyük şokuyla karşı karşıya kaldı…
Peki, o gece ne söyledik? Gönül Hanım’ın gerçek yüzü nasıl ortaya çıktı?
O akşam Ankara’nın ayazı sadece camların dışındaydı sanıyordum ama meğer o masanın tam ortasına, Gönül Hanım’ın buz gibi bakışlarıyla yerleşmişti. Levent,
elindeki çatalı yavaşça tabağının kenarına bıraktı. O an eşimin o “fırtına öncesi sessizliğini” tanıdım. Ben ise boğazımdaki o koca düğümü yutkunmaya çalışıyordum.
Gönül Hanım, parmağındaki abartılı taşlı yüzüğüyle oynayarak, “Yani,” dedi, “Gençlerin geleceğini düşünmek lazım. Çankaya’nın bu eski binalan artık miadını
doldurdu. İncek’teki o rezidanslar tam Melis’in zarafetine uygun. Hem tapuyu onların üzerine yaparsanız, kendilerini güvende hissederler. Malum, devir ekonomi devri.”
Melis, annesinin bu sözlerini onaylarcasına Serkan’ın koluna girdi ve gözlerinin içine baktı. Serkan ise başını öne eğmişti. O an içimden bir şeylerin koptuğunu hissettim….Devamını okumak içinAyrıntılar diğer sayfada haberimiz detayındadır..HABERİN DEVAMINI OKUMAK İÇİN FOTOĞRAF ÜZERİNDEN DİĞER SAYFAYA GEÇİŞ YAPINIZ.